9 yıldır özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren kızlarının cenazesini arıyor

Paylaş:
WAN - Farklı tarihlerde yaşanan çatışmalarda iki kızını yitiren Seyithan Acar, 9 yıldır kızlarının cenazelerini bulmak için mücadele veriyor. 
 
Kızı Kübra Acar'ı (Amara Zilan Ararat) 5 Ekim 2016 tarihinde Colemêrg'in Çelê (Çukurca) ilçesinde, kızı Esra Acar'ı (Amara Zilan Ararat) ise 28 Eylül 2017'de Federe Kürdistan Bölgesi’nin Barzan alanında yaşanan çatışmada yitiren Seyithan Acar, 9 yıldır kızlarının cenazesini arıyor. Bugüne kadar Hakkari Devlet Hastanesi ve Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığı’na birçok kez başvuruda bulunan Acar'ın bütün girişimleri ise sonuçsuz kaldı. Acar'ın tek isteği onlara ait bir mezarın olması.
 
Her iki kızının da devletin baskılardan dolayı PKK’ye katıldığını belirten Acar, zulme karşı hiçbir zaman sesiz kalmadıklarını söyledi. Acar, "Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ideolojisini bilen ve sürekli araştıran iki kızım vardı. Kendi iradeleriyle PKK saflarına katıldılar” dedi. 
 
KIZININ HABERİNİ CEZAEVİNDE ALDI
 
Her iki kızının yaşamını yitirdiği haberini televizyonda öğrenen Acar, yıllardır cenazelerini almak için mücadele ettiğini söyledi. Yurtdışı yasağı olduğu için mezarlarını bulmakta zorluk çektiğini aktaran Acar, "Bu yolda çok büyük bedeller verdik. Bu bedeller de Kürdün hakkı ve hukuku içindir. Kızım Zilan Amara 2015’te katılım yaptı. Şehadet haberini ise 2016’da televizyonda aldık. Diğer kızım Zilan Ararat da 2015’te aynı şekilde katılım yaptı. Kızımın şehadet haberi geldiğinde cezaevindeydim. Ölüm haberini o şekilde aldım. Cenazelerini almak için çok çabaladım. İkisinin de bir mezarı olsun istiyoruz. Cenazelerini bulsak acımız az da olsa hafifleyecektir. Şu anda bizimle aynı durumda olan binlerce aile var. Çocuklarının cenazelerinin nerede olduklarını bilmiyorlar. Cenazeleri bize vermeleri gerekiyor. Bu bizim hakkımızdır" ifadelerini kullandı. 
 
‘TEK HAYALLERİ ABDULLAH ÖCALAN'I GÖRMEKTİ’
 
Yıllardır her yere başvurduğunu ancak sonuç alamadığını aktaran Acar, "Elimde evraklarım var, Hakkari Başsavcılığı’na gittim. Çoğu yere gittim. Ama istediğim sonucu alamadım. Şu anda Irak tarafına gitmek istiyorum ama yurtdışı yasağım olduğu için gidemiyorum. Her iki kızım hakkında herhangi bir haber alamadım. Bayramlar oluyor, düğünler oluyor ama acım hala taze. Hiç değilse ziyaret edebileceğim bir mezarları olsun. Her iki kızımın da en büyük hayallerinden biri Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ı görmekti” diye belirtti. 
 
BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM SÜRECİ 
 
Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne değinen Acar, şöyle devam etti: "Kürt halkı insanlık ve haklarının yolunda yürüyen bir halktır ve yıllardır haklarını arayan bir millettir. Bu sürecin asıl mimari Önder Abdullah Öcalan’dır. Hepimizin onu esas almamız gerekiyor. Ve Abdullah Öcalan serbest bırakılmadığı sürece barış kelimesine bile inancımız olmayacaktır. Cezaevlerindeki tecrit kaldırılsın. Savaşa karşı bir milletiz.”