‘Toplumsal barış süreci ve dünya örnekleri’ çalıştayı düzenlenecek

Paylaş:
AMED - Amed'de “Türkiye’de toplumsal barış süreci ve dünya örnekleri” çalıştayı düzenlenecek. İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın, İspanya, İrlanda ve Kolombiya süreçlerine katkıları olan isimlerin katılacağı çalıştayın raporunu Meclis'e sunacaklarını belirtti.
 
Kürt Özgürlük Hareketi, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 9 Temmuz 2025 tarihindeki görüntülü çağrısının ardından 11 Temmuz 2025’te silah yakma töreni gerçekleştirdi. Töreninin üzerinden geçen bir yılda başta silah bırakanların geri dönüşü olmak üzere hiçbir noktada yasal düzenlemeye gitmeyen devletin tutumu, toplum içerisindeki güvensizliği derinleştiriyor.  
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Amed Büyükşehir Belediyesi ortaklığında törenin yıl dönümü olan 11 Temmuz’da Amed Büyükşehir Belediyesi Ali Emiri Konferans Salonu’nda, “Türkiye’de toplumsal barış süreci ve dünya örnekleri; zorluklar, imkanlar, beklentiler ve sonuçlar” başlıklı çalıştay düzenlenecek. İspanya, İrlanda ve Kolombiya’da Silahsızlanma, Demobilizasyon ve Yeniden Entegrasyon (DDR) süreçlerine aktif katkıları olanların katılımıyla gerçekleştirilecek olan çalıştayda, dünya deneyimleri konuşulacak. 
 
 
İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın, hem silah bırakanların geri dönüşü noktasında çıkarılması beklenen çerçeve yasa hem de düzenleyecekleri çalıştaya dair konuştu. 
 
21 AY GEÇTİ
 
Barışın gündeme gelmesi ve çözümün konuşulmaya başlanmasının üzerinden 21 ay geçtiğine dikkati çeken Aydın, Ekim 2024’ten bu yana yaşanan gelişmelere dair hatırlatmalarda bulundu. Meclis’te Kürt sorununun çözümü bağlamında kurulan komisyonun 18 Şubat’ta sunduğu rapordan sonra her hangi bir ilerlemenin yaşanmadığını belirten Aydın, bunun da “Acaba süreç durdu mu, bozuldu mu?” gibi kimi endişelere yol açtığını söyledi. 
 
ÇERÇEVE YASANIN KAPSAMI NE OLMALI?
 
Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin bir yasasının olması gerektiğini kaydeden Aydın, olmaması durumunda ciddi risklerin oluşacağına dikkati çekti. Aydın, “Bir çözüm sürecini yasal çerçeveye oturtmazsanız, elitler arasında bir sürece ya da bir müzakereye bağlarsanız; bu siyasi aktörlerden her hangi birisinin süreçten geri dönmesi durumunda sürecin bir bütün olarak çökmesini sebep olabilir. O açıdan bu sürecin bir yasası olması gerektiğinden bahsederken; tarafların iradesinin dışında bu süreci güvencelere bağlayan bir yasaya ihtiyaç var. Bir yasal çerçeve olmadığı zaman tarafların iradesine kalmış bir süreç olarak yürüyecek ve dolayısıyla ciddi riskler içerecek. Çerçeve yasadan ikinci olarak beklentimiz şu: Özellikle Öcalan ve devlet arasında müzakere edilen ve üzerine uzlaşılan hususları mutlaka kapsaması gerekir. Eğer iktidar bloğu tek taraflı bir yasal dayatmada bulunursa ve bu yasa yürürlüğe girdikten sonra uygulanmazsa, uygulanabilir bir yasa çıkmazsa -endişemiz o ki- bu sürecin bir bütün olarak çökmesine yol açabilir. Böyle bir riskimiz, endişemiz var. O açıdan mutlak suretle bu yasanın Kürt tarafıyla hükümet tarafının üzerinde uzlaştığı asgari müşterekleri kapsaması gerekir. Bu bizim açımızdan hayati önemde bir talep” ifadelerini kullandı. 
 
YASA ÖNGÖRÜLEBİLİR VE NET OLMALI 
 
Yasanın kapsamının olabildiğince geniş olmasını sözlerine ekleyen Aydın, silahlı güçlerin tamamını kapsaması gerektiğini kaydetti. Aydın, “Ama bütün kademenin hepsinin Türkiye’ye geri dönüşü konusunda ısrarcı değiliz. Bu konuda bir düzenleme yapmak gerekiyor ama bunun tercihini de taraflara bırakmak daha iyi bir seçenek olur. Geri dönüşler mi olur, Avrupa’ya mı giderler ya da başka çözüm yolları mı bulunur bu konuda tartışmalar yürütebilir ama yasa mutlak suretle hepsini kapsamalı. Yine buraya geri gelen silahlı güçlerin başına ne geleceğini tam olarak görmesi gerekiyor. Yasanın silah bırakanların buraya geldiğinde başına ne geleceği, bir ceza tehdidiyle karşılaşıp karşılaşmayacağı, siyasal haklarını kullanıp kullanamayacağı, sağlık ve benzeri meselelerde her hangi bir sorunla karşılaşıp karşılaşmayacağı gibi temel parametreleri mutlaka içermesi lazım. Onun için yasa belirli, öngörülebilir ve net olması lazım. Aksi durumda başka komplikasyonlara yol açabilir” ifadelerini kullandı.  
 
Yasal adım atılmamış olunmasının yarattığı güvensizliğe değinen Aydın, sürecin ilerlemesi ve bazı yasal reformların yapılmasının çok önemli olduğunu ifade ederek, “Yasa hızlıca çıkarılmalı, hem sürecin kendisine hem de muhataplarına önemli güvenceler içermeli. Silahlı güçlerin geri dönüşlerinin sağlanması ve hapishanedeki kişilerin serbest bırakılması gerekiyor” dedi.
 
ABDULLAH ÖCALAN’IN VE SÜRECİN STATÜSÜ
 
Abdullah Öcalan’ın bu sürecin bugüne gelmesinde çok önemli katkıları olduğunu söyleyen Aydın, rolünün daha etkin, özgür ve açık koşullara bağlanmasının altını çizdi. Aydın, “Aslında statü derken bizim açımızdan asıl önemli olan sürecin statüsü. Bu sürecin bir statüye bağlanması lazım. Yani bir kişinin statüsünden ziyade aslında sürecin bir statüye ihtiyacı var. Elbette ki bunun içinde Öcalan’ın da mutlak suretle rolünün açık bir şekilde tarif edilmesi lazım. Umut hakkı bu açıdan önemli bir parametre. Ve bu konuda hükümetin adım atması için ya da düzenleme yapması için çok önemli bir gerekçesi var, verilmiş Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları var. O yönüyle mutlak suretle birinci olarak sürecin statüsünün, buna bağlı olarak da Öcalan’ın bu süreçteki rolünün açık bir biçimde tariflenmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz” diye belirtti. 
 
DÜNYA DENEYİMLERİ KONUŞULACAK
 
Silah yakma törenini izleyen ve yakılan silahların envanterinin teslim edildiği kurumlardan birinin İHD olduğunu hatırlatan Aydın, “O açıdan sürecin başarıya ulaşması, silahsızlanma sürecinin ve nihai olarak barışçıl çözümün konuşulması konusunda tarihi bir sorumluluğumuz var” dedi. 
 
Bu bağlamda 11 Temmuz’da gerçekleştirecekleri çalıştaya dair aktarımlarda bulunan Aydın, bu çalıştayın ilkini 27-28 Haziran’da Ankara’da gerçekleştirdiklerini anımsattı. Amed’de 11 Temmuz’da yapacakları çalıştayın bunun devamı olacağını dile getiren Aydın, şöyle devam etti: “Burada hedeflediğimiz şey şu: İrlanda, İspanya ve Kolombiya’da silahsızlanma, geri dönüş ve yeniden entegrasyon süreçlerinin doğrudan aktörlerini davet ettik. Bu silahsızlanma süreci ile peşi sıra geri dönüşler ve entegrasyon sürecinde ne tür sorunlar yaşadılar, başarılı uygulamaları neydi, başarısız olanlar neydi? Bunun Türkiye’ye ve Türkiye’deki sürece de bir perspektif sunma ihtimalinin olduğunu düşünüyoruz. Türkiye’nin de bu süreçleri inceleyerek bir çatışma çözümü tasarımı, mimarisi yapmasının çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Derdimiz de aslında yol göstermek; dünyada bu süreçler nasıl yürüdü, ne tür engellerle karşılaşıldı, bunlar nasıl aşıldı ya da aşılamadıysa sebepleri neydi? Bunları doğrudan muhataplarıyla, o süreçlerin aktörleriyle konuşmak istiyoruz. Bunun da Türkiye’deki sürece önemli katkı sunacağını umut ediyoruz.
 
İZLEME RAPORU PAYLAŞILACAK
 
Hem 27-28 Haziran’da yaptığmızı ve 11 Temmuz’da yapacağımız çalıştayın sonuçlarını bir rapor haline getirip, Meclise, Meclis Başkanına, siyasi partilere ve kamuoyuna açıklayacağız. Umudumuz bu sürece doğru müdahalede, tavsiyelerde bulunmak. 
 
10 Temmuz’da da bir süreç izleme raporu açıklayacağız. 1 Ekim 2024’ten bu güne kadar neler yaşandı? Bu sürece dair iyi, riskli, kötü uygulamalar neyse bir bütün olarak bu süreci değerlendiren bir izleme raporunu hazırladık. Türkiye’deki bu süreci izleyen, denetleyen ya da bu sürecin bir aktörü olan sivil toplum örgütü yok. Sadece 2 taraf arasında yürüyen bir çözüm mimarisi var. Biz bu süreçte kolaylaştırıcı rolü oynamak istiyoruz. Umarım izleme raporumuz da bu sürecin doğru yürümesine vesile olur; derdimiz bu.”
 
MA / Rukiye Payiz Adıgüzel
 
İlgili Haberler
EMEP Genel Başkanı: ‘Çerçeve yasa’ egemen düzenin özrü anlamına gelmeli
EMEP Genel Başkanı: ‘Çerçeve yasa’ egemen düzenin özrü anlamına gelmeli

“Çerçeve yasa”nın demokratikleşmede bir adım olması gerektiğini belirten EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, “Esas olarak bugün var olan egemen düzenin özrü anlamına gelecek bir yasa olmalıdır” dedi.

Karasu: Kürt yasa içine alınmalı, varlığı tanınmalı
Karasu: Kürt yasa içine alınmalı, varlığı tanınmalı

Fiilen Kürt denildiğini ancak yasalarda Kürt olmadığını belirten Mustafa Karasu, “Yasalar çıkarsa, ön açarsa, böyle çözümün önünü açarsa, hemen, birden bütün sorunlar belki çözülemez ama çözümün zihniyetinin oluşması lazım” dedi.

Silah yakma töreninin üzerinden bir yıl geçti: Devlet adım atmadı
Silah yakma töreninin üzerinden bir yıl geçti: Devlet adım atmadı

Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında PKK'nin attığı adımlardan biri olan silah yakma töreninin üzerinden bir yıl geçti. Hareketi Yönetimi yıl boyunca attığı adımlarla sürece ivme kazandırırken, devlet süreç için gerekli yasal ve hukuki düzenlemeleri hayata geçirmedi.

DEVA Partisi Genel Sekreteri: Engellerin kaldırılması için çözüm iradesi ortaya konulmalı
DEVA Partisi Genel Sekreteri: Engellerin kaldırılması için çözüm iradesi ortaya konulmalı

DEVA Partisi Genel Sekreteri Yusuf Türkmen, AKP’nin sürece seçim odaklı yaklaşmaması gerektiğini belirterek, “Temel hakların önündeki engellerin ortadan kaldırılması için yasal veya anayasal güvenceler olmak üzere neler yapılmak gerekiyorsa derhal yapılmalı” dedi.

Akil İnsanlar Heyeti üyesi Korkut’tan ‘süreç’ uyarısı: Elinizi çabuk tutun
Akil İnsanlar Heyeti üyesi Korkut’tan ‘süreç’ uyarısı: Elinizi çabuk tutun

Devlet ve iktidara yasal düzenlemeler konusunda uyarıda bulunan Akil İnsanlar Heyeti’nden Yakup Levent Korkut, “Vakit kaybetmeden yasal düzenlemelerin yapılması sürecin geleceği açısından önemlidir” dedi.