RIHA - Şam geçici hükümetinin 13 Mart'ta açıkladığı "anayasa taslağı"na tepki gösteren kadınlar, "Suriye'de farklı kesimleri, kadınları, inançları katmadan bir sistem inşa edilemez" diye konuştu.
Suriye Demokratik Güçleri (QSD) Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Suriye geçiş hükümeti devlet başkanı olarak ilan edilen Ahmed El-Şara arasında 10 Mart akşamı gerçekleştirilen görüşme ardından 8 maddelik bir mutabakat metni imzalanmıştı. Mutabakat metninden 3 gün sonra Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Savunma Bakanı Yaşar Güler, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın'dan oluşan bir heyet, 13 Mart'ta Ahmed El-Şara ile görüşmek üzere Şam'a gitti. Bu görüşmeden hemen sonra aynı gün Şam hükümeti, “geçiş süreci anayasa taslağı”nı imzaladı.
Söz konusu taslak başta Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim halkları olmak üzere, pek çok kesim tarafından protesto edildi. Suriye Devrimci Gençlik Hareketi, Reqa, Tebqa ve Dêrazor’da Şam iktidarının sunduğu Anayasa Taslağı’nı protesto etmek amacıyla yüzlerce gencin katılımıyla yürüyüş düzenledi. Kuzey ve Doğu Suriye Kadın Hareket ve Örgütleri Ortak Eylem Platformu da, taslağa tepki gösterdi. Platform, kıyı bölgelerindeki katliamlara karşı açıkladıkları 8 maddelik programlarındaki bir maddede, "Kadınların katliam ve anayasa bildirisine karşı tutumu için çalıştay düzenlenecek" kararı aldı.
'KADININ ROLÜ GERİ PLANA ATILAMAZ'
Taslağa tepki gösteren Suriye Birlik Partisi (PYD) Dirbêsiyê kenti Eşbaşkanı Diyana Abdullah, taslakta özellikle kadının adının bile yer almamasının kabul görülür herhangi bir tarafı olmadığını belirterek, "Rojava Devrimi ardından oluşturulan özerk yönetim için kadın arkadaşlarımız şehit düştü. Kadınların burada her yerde emekleri var. Biz de alanlara çıkarak bunları sahipleniyoruz. Birlikte bir yaşamın oluşturulmasında kadının rolü ve misyonu asla geri plana atılamaz" dedi. Yeni yönetimin yeni oluşacak sistemin içerisinde kadınların ve toplumun diğer yapılarının bulunmasının elzem olduğunu belirten Diyana Abdullah, "Bugünkü yaklaşımlarına baktığımızda, toplumun her kesimini dışarıda tutmaya çalışıyorlar. Ama Suriye topraklarında bugünlere kadar gelirken çocukların bile kanı akıtıldı. Bugün farklı kesimleri, kadınları, inançları katmadan bir sistem inşa edilemez" diye konuştu.
‘KADIN DEVRİMİ İLE YOLA BAŞLADIK'
Dirbêsiyê kenti Şehit Aileleri Meclisi Eşbaşkanı Nesrîn Elî, anayasa taslağına karşı yapılan protestolarda yer aldıklarını ve seslerini yükseltmeye devam edeceklerini belirterek, özerk yönetim halklarının devrimden bugüne kadar diplomasi, askeri başta olmak üzere pek çok alanda iradesini ortaya koyduğunu ifade etti. "Özerk yönetim topraklarında devrime 'Kadın Devrimi'dir diyerek başladık" şeklinde vurgu yapan Nesrîn Elî, "Özerk yönetim halkları geçmişte çok korkunç şartlar altında canavarca insan katledenlerle mücadele etti. Bu katliamları en çok kadınlar yaşadı. Bu düşman, karşısına hiç bir güç çıkmadığında ilk olarak kadınları, çocukları katletmişti. Biz o katliamcıları da, Türkiye devletinin katliam girişimlerini de kırdık. Bu anayasayı da kabul etmiyoruz. Biz de kadınlar olarak inançlıyız. İrademizle, inancımızla yeni kurulan hükümette yer alacağız. Hiç bir güç irademizi kıramayacak. Kıyı bölgelerinde yaşayan kadınlara da çağrımdır, özerk yönetimdeki kadınlar nasıl katliamları iradeleriyle kırdılarsa, siz de kırabilirsiniz. Savunmanızı oluşturun" diye konuştu.
MA / Ceylan Şahinli